Mutlakiyet Nedir Vikipedi ?

Emir

New member
Mutlakiyet Nedir? Biraz Mizah, Biraz Derinlik!

Herkese merhaba! Bugün, biraz da eğlenerek, ama aynı zamanda biraz kafa karıştırarak "mutlakiyet" kavramını derinlemesine inceleyeceğiz. "Mutlakiyet" dediğimizde ne geliyor aklınıza? Şahsen benim aklıma, "her şeyin mutlak olduğu" bir dünyada kaybolmuş bir insan gibi hissediyorum. Ama endişelenmeyin, konuya eğlenceli bir açıdan yaklaşıp kafamızı karıştırmadan, aslında çok basit bir şekilde bu terimi açıklayacağız.

Şimdi bir düşünün: Eğer her şey "mutlak" olsaydı, hayat ne kadar sıkıcı olurdu, değil mi? Hayatımızda bir tek "kesin" şey bulamazdık. Hadi gelin, "mutlakiyet" ve "mutlak değer" gibi büyük ve anlamlı kavramları biraz mizahi bir şekilde tartışalım. Yalnız, sakin olun; ciddiyetle işlenen bu terimleri de bir kenara atıp, biraz da eğlenmeye ne dersiniz?

Mutlakiyet: Kesinlik Mi, Yoksa Bir Felsefi Düğüm?

Hadi ilk önce "mutlakiyet" kelimesinin ne olduğunu hızlıca ele alalım. Mutlakiyet, her şeyin kesin, değişmez ve sorgulanamaz olduğunu iddia eden bir görüş veya durumdur. Yani, "bu böyle olmalı" dediğimizde, “başka bir şey olamaz” anlamına gelir. Bir başka deyişle, bir şeyin mutlak olması, onun tüm koşullarda ve her durumda aynı kalacağı anlamına gelir. Mesela bir kuralın "mutlak" olması, onu sorgulayamamamız gerektiği anlamına gelir. Düşünsenize, bütün gün sadece “bu doğru, bu yanlış” diyerek hayatınızı geçirmek nasıl olurdu? Sanırım insanlar birbirine çarpıp her şey çok karışık olurdu, değil mi?

Matematiksel olarak bakıldığında, "mutlak değer", bir sayının sıfırdan ne kadar uzak olduğunu gösterir ve genellikle pozitif olarak değerlendirilir. Ama toplumsal bir bağlamda, "mutlakiyet" biraz daha farklı, daha felsefi bir yere oturur. Bu kavram, genellikle otoriteye ve değişmez kurallara vurgu yapar. Örneğin, bir toplumda herkesin aynı şekilde düşünmesi ve hareket etmesi gerektiğini savunan bir yaklaşımı “mutlakiyet” olarak tanımlayabiliriz.

Erkeklerin Çözüm Odaklı ve Stratejik Yaklaşımları: "Bunlar Sadece Veriler!"

Erkeklerin genellikle çözüm odaklı ve stratejik yaklaşımlar sergiledikleri söylenir. Bir erkek, "mutlakiyet" kelimesine odaklandığında, muhtemelen bu kavramı bir tür kural ve düzenin hüküm sürdüğü bir sistem olarak görür. Hatta belki de "kesin olan bir şey varsa, o da kurallardır" diye düşünüyordur. Çünkü "mutlakiyet" genellikle net bir çözüm önerir. Matematiksel açıdan bakıldığında, mutlak değer her zaman pozitif ya da sıfırdır, bu çok net bir şeydir. Tıpkı "bunu çözdük, başka seçeneğimiz yok" yaklaşımında olduğu gibi. Erkeğin bakış açısına göre, burada yapılacak bir şey yok: bir şey ya doğrudur ya yanlıştır, ya kesin ya belirsizdir. Nokta!

Hadi ama, bir adım geri atıp bu durumu başka bir açıdan düşünelim. Erkeklerin böyle net ve keskin bakış açıları, günlük yaşamda genellikle başarılı olabilir; fakat bazen "her şeyin mutlak" olduğu bir yaklaşım, insanları birbirine bağlamak yerine, bazen soğuk ve uzak bir tavra yol açabilir. Peki ya gerçekten her zaman kesin ve mutlak olmak zorunda mıyız?

Kadınların Empatik ve İlişki Odaklı Yaklaşımları: "Ama Herkesin Farklı Bir Perspektifi Var!"

Kadınlar, genellikle empatik ve ilişki odaklı bir düşünme tarzına sahiptir. "Mutlakiyet" gibi keskin bir kavram, kadınların bakış açısında bazen fazla katı ve ilişkileri olumsuz etkileyebilecek bir şey gibi algılanabilir. Çünkü kadınlar, dünyayı çoğunlukla daha esnek ve dinamik bir şekilde görürler. Bu yüzden, "her şeyin mutlak olduğu" bir bakış açısını savunmak yerine, "herkesin farklı bir perspektifi olabilir" diyen kadınlar daha fazla empati yaparak durumu inceleyebilir.

Örneğin, bir toplumda mutlakiyetçi kurallarla yönetilen bir düzeni ele alalım. Kadınlar genellikle bu kurallara uymanın dışında, kuralları daha insancıl ve esnek bir şekilde ele almanın yollarını ararlar. Buradaki "farklılık" kadınların doğasında var. Her bireyin farklı bir hikayesi ve deneyimi olduğunu unutmamak gerekir. Kadınların bakış açısı, yalnızca “bu doğru, bu yanlış” diyerek olaya yaklaşmak yerine, "biz nasıl daha iyi bir arada yaşarız?" sorusunu sorar.

Bu bakış açısıyla, mutlakiyet kelimesi, belki de toplumdaki her bireyi anlama ve birbirini daha iyi kabul etme çabası olarak değerlendirilir. O yüzden, "her şeyin mutlak olduğu" bir dünyada kadınlar, bazen “insanlar da değişebilir, gelişebilir” diyerek, esneklik ve anlayış talep edebilirler.

Mutlakiyet: Toplumda ve Günümüzdeki Yeri

Peki, günümüzde mutlakiyetin yeri ne? Her şeyin mutlak olduğu bir dünyada yaşamaya çalışmak ne kadar sağlıklı? Felsefi anlamda, mutlakiyetçi bir yaklaşım, bazen insanların yaratıcı düşünme becerilerini engelleyebilir. Çünkü her şeyin kesin olması, yeni fikirlerin doğmasına engel olabilir. Ancak, kesin ve net bir çözüm önerisi sunan bu yaklaşım, bazı durumlarda bir toplumu bir arada tutabilir. Matematiksel doğrular, bireysel fikirlerin çok ötesinde, toplumsal düzeyde insanlar arasında ortak bir zemin oluşturabilir.

Ancak günümüzde, sosyal medya ve globalleşmenin etkisiyle, "mutlakiyet" giderek daha az geçerli bir kavram haline geliyor. İnsanlar daha fazla birbirlerinin farklılıklarını kabul ediyor ve eski, sert kuralların yerini daha esnek, kapsayıcı düşünceler alıyor. Bu değişim, toplumların daha açık fikirli olmasına ve değişime ayak uydurmasına olanak tanıyor.

Sonuç: Herkesin Mutlakiyet Üzerine Bir Fikri Var!

Öyle ya da böyle, "mutlakiyet" her zaman tartışılmaya değer bir kavram olmuştur. Erkeklerin net ve çözüm odaklı bakış açısı ile kadınların daha empatik ve ilişkisel yaklaşımı, bu konunun farklı açılardan nasıl ele alınabileceğini gösteriyor. Şimdi, size sormak istiyorum: Her şeyin mutlak olduğu bir dünya sizce nasıl olurdu? Ne dersiniz, kesin ve net olmak mı daha sağlıklıdır, yoksa esnek ve anlayışlı olmak mı?

Forumda bu konuyu tartışarak, daha fazla farklı bakış açısı ortaya çıkarabiliriz!
 
Üst